Sex Hikayeleri

5 ay önce - Admin Ekledi - 2805 Kez Okundu

Babamın Çok Büyük Yarrağı

Merhabalar, ben Dilek. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesinin müdavimi bir bayan olarak, ben de ilk sevgilim, azgın bir hayvan olan Fatih’le yaşadığım ilişkimi anlatmak istedim. Lise yıllarından beri çok karizmatik bulduğum bir arkadaşımdı Fatih. Özellikle beden eğitimi derslerinde eşofman giydiğinde hep gözüm onun üzerindeydi, o koşarken gözlerim hep sallanan iri yarağındaydı. Adım gibi biliyordum, bütün kızlar da benim gibi düşünüyor, herkes, “Fatih’e bak!” diyordu.

O sıralar okulda sınıflar arası Halı Saha Turnuvası başlamıştı. İlk gün Fen Sınıfı takımının maçı vardı ve benim mutlaka maça kaçmam lazımdı. Öğlen paydosunda teyzemin kızıyla buluşup okulu astım ve maçı izlemeye kaçtım. Gittim ki ne göreyim, zaten tüm sınıf kaçmış maçı izlemeye. Çok güzel oynuyordu gerçekten büyük aşkım. Devre arasında göz göze geldik, bana, “Hoşgeldin!” dedi. Terli vücudu acaip etkiliyordu beni, orada dudaklarına yapışasım geliyordu. Ama kendi kendime ‘Gelin Güvey olma Dilek!’ diyordum, baksana herkesin gözü onun üzerinde.

Az sonra gözüm soyunma odasına takıldı. O da oradaydı, üzerini çıkarmış terini siliyordu. Keşke ben silseydim terini, indirip şortunu ağzıma alsaydım o iri sikini diye düşlüyordum. Beni gördüğünü hissettim bir an gülümsedi bana. Çok utanmıştım, azgın orospular gibi hissettim kendimi o an. İzledik maçı teyzemin kızıyla. İyi ki kaçmışız maçı izlemek için derken, Fatih duşunu almış çıkmıştı bile. Yanımıza geldi. Okul çıkışına daha çok vardı ve birşeyler yapıp başbaşa kalmam lazımdı. Çok anlayışlıdır teyzemin kızı, “Ben eve döneceğim, sen de artık açıl, çocuğu kaptıracaksın!” dedi. Takmıştım kafaya, bıkmıştım onu düşünüp geceleri kendimi tatmin etmekten.

Merkezde biraz yürüdük. Şehir içinde oturuyordu biliyordum. Çok karnının acıktığını, annesinin evde bir fırın dolusu börek yaptığını söyledi. Gitmeyecektim, ama ısrar edince kabul ettim. Utandım aslında evde biri vardır diye. Ama nerden bilebilirdim, o da beni sikmeyi kafasına takmış, eve atmaya çalışıyormuş. Evde kimse olmadığını öğrendiğimde rahatlamıştım. En azından öpüşürüm diye hayal ediyordum. Ama bana dese ki, ‘Gel benim ol!’, hemen kucağına atlayacak kadar da azmıştım.

Eve çıktık. Üzerini değiştireceğini söyledi. “Peki.” dedim. Bu arada ben de börek hazırlayacaktım ve ona aşkımı anlatacaktım sözde. Salondaki aynadan, Fatih’in girdiği kapı hafif aralıktı, gözüm takıldı birden. Baktım sikini çıkarmış ovuşturuyordu. Aman Tanrım! O nasıl bir şeydi öyle? Kazayla babamınkini görmüştüm bir keresinde duştan çıktığında. Fatihin siki o kadar kalındı ki, babamınki yanında küçücük kalıyordu. Bir an aynadan göz göze geldik. Acaba beni görmüşmüydü diye düşünecek vakit kalmamıştı bile, gelip arkadan belime dolandı ve boynumu öpmeye başladı. Kendimi tutmak istiyordum, “Yapma!” dedim. Ama sımsıkı sarmıştı iri kollarıyla beni. Sırtımı öpmeye başlamıştı. İnanamıyordum, hayalini kurduğum erkek benim bacakaramı sıvazlıyordu. Hemen dönüp sarıldım, o iri dudaklarına yapıştım ve sikini avuçladım. Portakal kadar taşşakları vardı. Siki o kadar kalındı ki, avuçlayamıyordum. Ağzıma aldım ve mantar gibi olan kafasını ısırıp yalıyordum. Böğürüyordu ayılar gibi. Acaip kıllı göğsü vardı. Omuzları bile kıllıydı. Bu ne kadar çekici bir vücuttu böyle!

Salona beni kucaklayıp götürdü. Hiç birşey düşünemiyordum artık. Ne olacaksa olsun artık diyordum içimden. Kendimi kaybetmiştim zevkten. Beni soydu. Kendi de bir çırpıda soyundu. Eteğimi, külotlu çorabımı ve gömleğimi çıkarması on saniye bile sürmedi. Ve amıma yumuldu. Vücudum tiril tiril titriyordu. Ağzımdan tek bir cümle çıktı: “Seni çok arzuluyorum aşkım!” dedim. O da, “Ben de seni deliler gibi istiyorum, her gece seni düşünüp 31 çekiyorum!” dedi…

Artık siki içime girmek üzereydi. “Kızlığım!” demeye kalmadan, gözlerimde şimşekler çaktı! Tarif edilemez bir acıyla bağırdım! Kalın siki içimdeydi. Bir hamlede sokamamış, üst üste zorlamıştı ve sonunda içime girmişti. “Anneciğim! Anneciğim!” diye bağırıyordum, ama dinlediği yoktu, böğüre böğüre içimde gidip geliyordu. Birkaç dakika sonra garip bir şekilde hızlandı. Boşalıyordu anlamıştım, amcığımdan dölleri dolup taşmıştı. Acıdan yerimden kalkamıyordum. Biraz bekledi, sonra gidip sikini yıkadı geldi ve ağzıma verdi. Sikini, taşşaklarını yalatıyordu bu sefer. Bir kez de ağzıma boşaldı. Artık bayılacak gibiydim acıdan. Ancak bir saatte ayağa kalkabildim ve giyinip yola çıkabildim. O gün ilk kez sikilirken çok acı çektim, ama sonraları alıştım o bilek gibi şeye. Bir yıl boyunca beni evire çevire, okulda, arabada, çimende, tarlada, evde, inşaatta, deopoda, bodrumda, her yerde, deliler gibi amımı götümü sikti. Sonra ikimizin de kaprisleri yüzünden ayrıldık.

Aradan yıllar geçti, onun siktiği gibi daha kimse sikemedi beni. Şimdi öğretmen olduk ikimiz de. Evlenmiş, duydum, ikiz çocukları olmuş. Bu güne kadar onun siki gibi kalın bir sik hiç görmedim. Kızlar siz siz olun, en büyüğünü bulduğunuzda bırakmayın. Amım götüm kaşındığında artık kimse kaşıntımı geçiremiyor, salatalık bile fayda etmez oldu. Aaaahh koca sikli Fatih ahhh, nasıl beni böyle küçük siklere muhtaç ettin!